Başlık uzun ama konser şahaneydi sevgili okuyucu..
Program şöyle idi:
Viyana Filarmoni Orkestrası
Riccardo Muti şef
Wolfgang Amadeus Mozart
Do Majör Senfoni No. 36, KV 425, "Linz"
Franz Schubert
Si minör Senfoni, No. 8, D 759, "Bitmemiş"
Piotr Ilyich Tchaikovsky
Si minör Senfoni, No. 6, Op. 74, "Pathetique"
Kongre merkezine de ilk defa gitmiş oldum, dünkü deli yağmur sayesinde şunu öğrendim, arabasız giderseniz girişten konser binasına kadar 300 metre kadar yürümek epey gıcık, çıkışta da aynı gıcıklık devam ediyordu.
Neyse geçelim performansa..20,05'de kapılar kapandı fakat daha bedbahtı klimalar az çalışıyordu bu nedenle salon epey oksijensiz kaldı, seyircimiz alkışı çok seviyor lakin fazla sevdiğimizin farkında değiliz..
Özellikle konserdeki geçişler sırasında 5-10 sn'lik bekleme sürelerinde sessizlik olmasını orkestra beklerken bizim seyirci alkış tufanına tutarken ikinci sessizlikte alkışı salondan çıkan öksürükler bastırdı ve bu konser boyunca devam etti..tam alkışa başlarken salondan topluca çıkan öksürmeler alkışı kesiverdi..ne talihsizlik bilmem anlatabildim mi..sanırım Viyana Filarmoni Orkestrası elemanları ve şef sanırım Türkler topluca verem mikrobu taşıyor diye düşünmüşlerdir.
Performansa geçemedim değil mi..Evet, Mozart performansı çok iyi, ama Schubert'in bitmemiş senfonisi muazzam'dı..Kendimden geçtim, gelelim çaykovski'ye..kelime ve sıfat seçemiyorum...38 dakika yerime mıhlandım ve konser bitiminde kendime gelemedim..
Konser bitimindeki soldaki baş kemancılardan birinin orkestra şefi ile selamlaşacağına tüm salona acıklı gözlerle dumur şeklindeki bakışını da görebildim..Adamlar muhtemelen yüzyılın en denyo ve en zavallı seyircilerine konser verdiklerinin farkına vardılar ve yüksek bir olasılıkla başka bir sefer ülkemize bu gudubet sebeplerden dolayı gelemeyecekler..
Anasını satayım bu folklor ekibi değil ki..Hele Şef Riccardo Muti'nin gidiş ve gelişlerindeki bakışlarını da farkedince üzülüyorum.Evet aşağılanma hissi değil bu sevgili okuyucu..bu berbat bir his..ikinci sınıf muamele de görmedik bu da değil ..gerçekten başka birşey bu..Akustik ve ses sistemi çok kaliteli bir salonda birinci sınıf müzik dinleyip ,müzisyenleri ikinci sınıf muameleye tutan bizdik bunu anlatmaya çalışıyorum..Umarım anlatabilmişimdir, gerçekten bunu da farkedip gördükten sonra seyircimize Zubin Mehta bile gelse nasıl muamele edeceğiz onu merak bile etmiyorum..Gördüklerim bana yeter..Bu kadar sofistike kalabalık bile buna şahit olduktan sonra biz nasıl muasır medeniyet seviyesine çıkarız onu kurcalamakta fayda var..yok abi..oraya hala çok yolumuz var üstelik daha fenası bunu öğrenmek bile istemiyoruz..öyle bir gen'e sahibiz ki olmuyor işte napalım..
Neyse sevgili okuyucu..konser hakikaten çok iyiydi..Biz de yine adam olamayacağız...Salon sanatoryum olsa bile ..ııı ıhhh
Bir gün,bir ay,bir yıl, yada ne vakitte olursa olsun,toplandık,toplaştık, geldik, gittik, yazdık,yazdırdık,baktık, yedik,yedik,yedik,şiştik,kocaman olduk, düşündük,geldik,yazdık,gittik,geldik,gittik...
Thursday, June 24, 2010
Wednesday, June 23, 2010
All the Best Cowboys Have Daddy Issues
Üzgünüm okuyucu ama başlığın yerel halini ancak burda bulabilirsin..diyorum ki..
En iyi kovboyların hepsinin baba mevzuları vardır..
Sembolik olsa bile bu, kısmen hepimizin hayatına etki etmiyor mu sanki..Hızını alamamış anne, hızını alamamış baba..
Bu empatiyle yoğrulmuş bünye bile zaman zaman isyan etti..Hayatımızı bitmek tükenmek halde hırs içinde geçirdiğimizi farz edelim sonra durulurken bir de ebeveyn olduğumuzu hayal edelim..ee şimdi bu bütün geçirmişliğimizi ebeveyn olarak çocuktan çıkartmak ne kadar doğru ? ki..kızıyla aşık atan analar, oğluyla halı sahada mücadele etmeye çalışıp onlar gibi olmaya özenen baba..gerek var mı abicim bunlara..otur kenarda oğlunla iftahar et..sevincini paylaş..yok illa bende koşarım..bok koşarsın..
Kızıyla alışveriş merkezine giderken kızından kokoş olmaya çalışan ana..daha cafcaflı olup aşırı makyajla dikkat çekmeye çalışan ve baktırmaya çalışıp, rol çalan ana..gerek var mı..bok var..
Bütün bunların derdini de biz kovboylar çekiyoruz işte..
Hırs yalan bişi..Empati ise daha da boktan bişi..
En iyi kovboyların hepsinin baba mevzuları vardır..
Sembolik olsa bile bu, kısmen hepimizin hayatına etki etmiyor mu sanki..Hızını alamamış anne, hızını alamamış baba..
Bu empatiyle yoğrulmuş bünye bile zaman zaman isyan etti..Hayatımızı bitmek tükenmek halde hırs içinde geçirdiğimizi farz edelim sonra durulurken bir de ebeveyn olduğumuzu hayal edelim..ee şimdi bu bütün geçirmişliğimizi ebeveyn olarak çocuktan çıkartmak ne kadar doğru ? ki..kızıyla aşık atan analar, oğluyla halı sahada mücadele etmeye çalışıp onlar gibi olmaya özenen baba..gerek var mı abicim bunlara..otur kenarda oğlunla iftahar et..sevincini paylaş..yok illa bende koşarım..bok koşarsın..
Kızıyla alışveriş merkezine giderken kızından kokoş olmaya çalışan ana..daha cafcaflı olup aşırı makyajla dikkat çekmeye çalışan ve baktırmaya çalışıp, rol çalan ana..gerek var mı..bok var..
Bütün bunların derdini de biz kovboylar çekiyoruz işte..
Hırs yalan bişi..Empati ise daha da boktan bişi..
Tuesday, June 22, 2010
Türkçe mi dediniz?
xxxxx EMLAK tan
GÖZTEPE İSTASYON CADDESİ ÜZERİNDE YERİ KONUMU ÇOK İYİ İÇERİSİ MİMAR TARAFINDAN DEKORİZE EDİLMİŞ TEMİZLİK YAPIP OTURABİLCEĞİNİZ SÜPER LÜKS...
GÖZTEPE İSTASYON CADDESİ ÜZERİNDE YERİ KONUMU ÇOK İYİ İÇERİSİ MİMAR TARAFINDAN DEKORİZE EDİLMİŞ TEMİZLİK YAPIP OTURABİLCEĞİNİZ SÜPER LÜKS...
Allah sizi bildiği gibi yapsın
Bunu da gördüm
"Bu sıcaklarda kola,gazoz gibi meşrubatları elbetteki islâmi hassasiyetlerimizden dolayı tüketemiyoruz .Fakat ister istemez ferahlamak için soğuk içecekler arıyoruz…"
Arkadaş senin o büyük hassasiyetinle tüketmediğin ürününü buradaki tesislerinde kaç aile ekmek yiyor?
Buldun mu onlara yeni iş?
düzenlerini bozmamayı, çocuklarını mutsuz etmemeyi becerebilecek misin?
O islami hassasiyetin nerde hocam patır patır şehitler giderken?
yemişim hassasiyetinizi, iki yüzlüler ordusu
Neredeler acaba?
Gazze'yi özgür bırakan aktivistleri diyorum canım
Burnumuzun dibi için çıt yok
Mesela:
Monday, June 21, 2010
Yemeğin lezzetini kim verir ?
Oldum olası yemek yerken tadsız tuzsuz yememeğe dikkat etmişimdir, en kaçtığım şey şu suni tatlar ama onlarda ısrarla hayatımıza eşeden köşeden bulaşıyorlar..Çok da tırsıyorum meretlerden..3 dakikada makarna mesela..ulan 3 dakika'da yapacağıma 10 dakika bekler kralını yerim..nedir ki..1 dakika'da hazır çorba..senden de tırsıyorum ..X dakikada ultra süper sonik hızlı her türlü gıda beni tırstırıyor..içindeki bilinmez kimyasal katkı maddeleri yüzünden...
Friday, June 18, 2010
Götlük bazen görecesizdir o vakit göte göt demek farzdır.
Ekşisözlükle takribi 4 yıldır yollarımız ayrı..çok da dert değil..neyse..
Bir kişi nickname ile iş yerindeki gerçekten gerzek bir karının ızdırabını yazıyor..
Sözlükten bunu tanıyan başka bir kevaşe, işyerindeki gerzek karıya bu nickname sahibini gammazlıyor ve nickname ile yazan kişi bu kevaşe(ler) sayesinde işinden oluyor.
Gammaz yapan kevaşe, gerzek karı orospuysa, nickname ile yazanı kovan patron da göt'tür..
Bence hepsine göt demek farzdır.
Yuh olsun size..
Yazıyı da okudum..Hiçbirşey yok..bir kişinin işinden olmasını sağladınız.
İğrenç insanlarsınız ..ölün..
Bir kişi nickname ile iş yerindeki gerçekten gerzek bir karının ızdırabını yazıyor..
Sözlükten bunu tanıyan başka bir kevaşe, işyerindeki gerzek karıya bu nickname sahibini gammazlıyor ve nickname ile yazan kişi bu kevaşe(ler) sayesinde işinden oluyor.
Gammaz yapan kevaşe, gerzek karı orospuysa, nickname ile yazanı kovan patron da göt'tür..
Bence hepsine göt demek farzdır.
Yuh olsun size..
Yazıyı da okudum..Hiçbirşey yok..bir kişinin işinden olmasını sağladınız.
İğrenç insanlarsınız ..ölün..
MON CHER
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15063889.asp?gid=373
BENCE EN ÖNEMLİ YERİ:
“Şimdiye kadar Türk diplomatlarını sadece Ermeni terörünün ve diğer terör eylemlerinin hedef aldığını zannediyorduk. Son bir yıldır her fırsatta kendi ülkesinin diplomatlarına karşı sözlü bir saldırı başlatan Sayın Başbakanımızın bu tutumunu izahta büyük güçlük çekiyoruz”
Thursday, June 17, 2010
Etraf Bihter kaynıyor..süper yazı..kadın tespiti
http://www.haberturk.com/yasam/haber/524460-etraf-bihter-kayniyor
Bazen güzel yazılar çıkabiliyor.
Beğendim..
olmuş.
budur..
hemen bizim blog'a alalım hehehe
Bazen güzel yazılar çıkabiliyor.
Beğendim..
olmuş.
budur..
hemen bizim blog'a alalım hehehe
KFC EXTREME KAZIK MENÜ
Yahu bu menü çıkalı daha 1 yıl ya oluyor ya da olmuyor..Çıktığında 9,50'lik fiyatı ehven idi..
Yuh be kardeşim incik cıncık ne hale geldi..oldu 13,75 lira..Neredeyse %45 zam yemiş daha senesi dolmadan..
Protesto ediyorum bu lezzeti..ayıptır lan..müşteriyi enayi yerine koymayın..Ayrıca patatesleri müşteriye verirken resimdeki gibi vermiyosunuz!
Sibel Arna / Temizlik
Konuya giriş yapmak için önce:
Sonra:
Sibel Arna densizlik yapmıştır evet
Görgüsüzlüktür çoğu yazdığı şey bu yazıda ve dahi bir önceki yazısında
Hepsine ok'im
Kendisini eleştirmemize, bu konu ile ilgili yerden yere vurmaya bile hemfikirim
Sonra bugün önce şunu okudum:
sonra mevzu bahis siteye geçtim:
Mübalağa bir sanattır evet, ama akıl ile yapılmalıdır
Şimdi şıkları ve anketin 17.06.2010 tarih saat 12.26 itibarı ile sonuçlarını dökelim önümüze:
- Arsızca kirli elleriyle ona selpak satmaya çalışan sokak çocuğu (17%, 9 Votes)
- Cahilce soldan değil de sağdan servis yapan garson (11%, 6 Votes)
- Siparişi 8 dakika geç getiren, bir de utanmadan bozuk asansörü mazaret gösteren kapıcı (6%, 3 Votes)
- Kokulu çorapları yüzünden evi leş gibi kokutan tüpçü çocuk(24%, 13 Votes)
- Yere çömdüğünde kıçının çatalı görünen tesisatçı (13%, 7 Votes)
- Tırnaklarını bir haftadır kesmediği halde kendisine para üstü vermeye cüret eden bakkal çırağı (7%, 4 Votes)
- Saçını başını yapmadan, makyajsız temizliğe gelen gündelikçi (17%, 9 Votes)
- Bence şu(tersninja@gmail.com adresine yolluyorum, bakın ordan!)(2%, 1 Votes)
- Arabasını servisten alırken kendisine kapı açmaya kalkan tamirci çırağı (tulumlarını da çıkarmıştı oysa ki) (3%, 2 Votes)
Birinci olan şık, dünyanın her yerinde her insanın midesini bulandırabilecek bir madde değil mi?
Temizliğin olmaması dalga geçilecek bir konu mu?
Bu ülkede erkekler regl döneminde leş gibi kokabilen/ter kokan kadınlara bu kadar mı alıştı?
Kadınlar ter ve ayak kokulu erkekleri bu kadar mı benimsedi?
Hani hep diyorsunuz ya bu ülkenin %99u müslüman
Bizim dinde temizlik imandan geliyor
uyandırayım
Not: Sakın ha regl normal, kan kokar bık bık etmeyin yorumlarda. Günde 2 kez duşunu alırsın, duş alacak yer yoksa sabunla suyla lavaboda bile temizlenirsin. Yeterki içinde temizlenme ve kokmama bilgisi, isteği olsun.
Bir işi yapıyorsan, o işi adabı ile yapacaksın arkadaş. Muhasebecin sağ yerine sol kolona işlese faturalarını neler değişir hayatında?
Tesisatçılarımızın hepsi Adonis ben mi kaçırdım? Kıçlarını seyretmek ne zaman zevk oldu?
son kez: evet Sibel Arna yazdığı yazıda öküzlüğün sınırlarını genişletmiştir, ama mübalağa ile eleştireceğiz derken neleri görmezden geldiğimizi de bir durup düşünmek lazım.
Wednesday, June 16, 2010
Yiğit Özgür erotik hikaye yazarsa...
Adım Tahsin Yolbeyli, 23 yaşındayım. bu ...yaz tatlilinde komşumuz ayfer ablayla yaşadığım macerayı sizinle paylaşmak istiyorum... ayfer abla iki yıl önce kocasıyla birlikte apartmanımıza taşınmıştı... ve ben, o günden beri onun için çıldırıyordum... ayfer abla 32 yaşında 1.65
boylarında beyaz tenli enfes bir kadındı...
kocası ümran abi 39 yaşında 1.85 boyunda atletik yapılı, yanık tenli, nefis bir adamdı... ama konumuz o değil, konumuz ayfer abla...
ayfer abla sürekli giydiği askılı bluz ve mini etekle aklımı başımdan alıyordu. bir gün dayanamayıp kendisine açıldım...
-ayfer abla sürekli niye aynı şeyleri giyiyon?insan kokar yav...
-yıkıyoruz herhalde...
aradan günler geçti... o gün başıma geleceklerden habersiz, semtimizin bakkalı ismet abiyle sohbet ediyordum... ismet abi 43 yaşında 1.50
boylarında buğday tenli, buğday gibi bi adamdı...oldukça atletik bi gülümsemesi vardı... konumuz ayfer abla olduğu için onu da es
geçiyoruz...
ben bakkaldayken içeri ayfer abla girdi...üzerinde vücut hatlarını belli eden bir tişört vardı... nereye gittiğini sorunca köpeği muffy'yi
gezmeye çıkarttığını söyledi...
muffy 1,5 yaşında, 40-45 santim boylarında enfes bir köpekti... ipek gibi tüyleri... amaan, ayfer ablaya geçiyorum...
ayfer abla beş on dakika muffy'ye göz kulak olabilir miyim diye sordu.
hemen kabul ettim tabi... eğilip köpeğinin tasmasını takarken gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
aklımı kaybedecek gibi oldum... elim ayağım birbirine dolanmıştı... sonra ayfer abla muffy'yi bırakıp gitti... o gidince hayvan
huysuzlandı... havlamaya başladı... sakinleştireyim diye kucağıma alınca gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
hemen ismet abiyi kontrol ettim. o da sütyen giymemişti!!! peki kimdi bu sütyeni giyen?!... tanrım yoksa...
aman allahım ben giymiştim! hem de annemin sütyenini giymiştim!
hatırlıyorum annem bu sütyeni tuhafiyeci erhan'dan almıştı...
tuhafiyeci erhan 1.75 boylarında, kumral... lan ben bu sütyeni nasıl giydim lan?!.
hemen sütyeni çıkarıp muffy'ye taktım. muffy çıkarıp, ismet abiye
attı... ismet abi de dolgun kalçalarını sergileyerek sütyeni tezgahın
altına sakladı...
o esnada ayfer abla içeri girdi!.. üzerinde vücut hatlarını gösteren bi gömlek vardı... hani tişört vardı, gömleği ne zaman giydin diye
sorduk... tuhafiyeci erhan'a uğradım ondan aldım dedi...
tuhafiyeci erhan 1.75 boylarında, kumral. bi dakka noluyo lan orda? vay şerefsizler!!
-git lan! git!..
işte böyle.. artık muffy, ben ve ismet abi her gün buluşup sevişiyoruz...hayat bizim için çok daha renkli oldu. öyle değil mi ismet abi?
-harbiden dolgun mu lan kalçalarım?
boylarında beyaz tenli enfes bir kadındı...
kocası ümran abi 39 yaşında 1.85 boyunda atletik yapılı, yanık tenli, nefis bir adamdı... ama konumuz o değil, konumuz ayfer abla...
ayfer abla sürekli giydiği askılı bluz ve mini etekle aklımı başımdan alıyordu. bir gün dayanamayıp kendisine açıldım...
-ayfer abla sürekli niye aynı şeyleri giyiyon?insan kokar yav...
-yıkıyoruz herhalde...
aradan günler geçti... o gün başıma geleceklerden habersiz, semtimizin bakkalı ismet abiyle sohbet ediyordum... ismet abi 43 yaşında 1.50
boylarında buğday tenli, buğday gibi bi adamdı...oldukça atletik bi gülümsemesi vardı... konumuz ayfer abla olduğu için onu da es
geçiyoruz...
ben bakkaldayken içeri ayfer abla girdi...üzerinde vücut hatlarını belli eden bir tişört vardı... nereye gittiğini sorunca köpeği muffy'yi
gezmeye çıkarttığını söyledi...
muffy 1,5 yaşında, 40-45 santim boylarında enfes bir köpekti... ipek gibi tüyleri... amaan, ayfer ablaya geçiyorum...
ayfer abla beş on dakika muffy'ye göz kulak olabilir miyim diye sordu.
hemen kabul ettim tabi... eğilip köpeğinin tasmasını takarken gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
aklımı kaybedecek gibi oldum... elim ayağım birbirine dolanmıştı... sonra ayfer abla muffy'yi bırakıp gitti... o gidince hayvan
huysuzlandı... havlamaya başladı... sakinleştireyim diye kucağıma alınca gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
hemen ismet abiyi kontrol ettim. o da sütyen giymemişti!!! peki kimdi bu sütyeni giyen?!... tanrım yoksa...
aman allahım ben giymiştim! hem de annemin sütyenini giymiştim!
hatırlıyorum annem bu sütyeni tuhafiyeci erhan'dan almıştı...
tuhafiyeci erhan 1.75 boylarında, kumral... lan ben bu sütyeni nasıl giydim lan?!.
hemen sütyeni çıkarıp muffy'ye taktım. muffy çıkarıp, ismet abiye
attı... ismet abi de dolgun kalçalarını sergileyerek sütyeni tezgahın
altına sakladı...
o esnada ayfer abla içeri girdi!.. üzerinde vücut hatlarını gösteren bi gömlek vardı... hani tişört vardı, gömleği ne zaman giydin diye
sorduk... tuhafiyeci erhan'a uğradım ondan aldım dedi...
tuhafiyeci erhan 1.75 boylarında, kumral. bi dakka noluyo lan orda? vay şerefsizler!!
-git lan! git!..
işte böyle.. artık muffy, ben ve ismet abi her gün buluşup sevişiyoruz...hayat bizim için çok daha renkli oldu. öyle değil mi ismet abi?
-harbiden dolgun mu lan kalçalarım?
Kabullenmek
Olgunluk mu?
Mantık mı?
Looserlıktan önceki adım mı?
İzlemek ile yetinmek mi?
Umudun bittiği an mı?
İnadı rafa kaldırdığımız an mı?
Pes etmek mi?
Yoksa seçeneğin kalmadığı an mı?
Ayna, göze gelen ışığın yine kaybolduğu an diyor
Türkiye'de güzel şeyler de oluyor...
Tuesday, June 15, 2010
Kısa - Küt bacak
Dear yurdum hanımları,
Boyunuz 1,70in altında, ayak bilekleriniz kalın, bacaklarınız kalın ve kısa ise, Allah aşkına, streç pantolon ve babetleri giymeyiniz
Hangi boyda olursanız olun "love handle"larınızı ortaya serecek darlıkta t-shirtler giymeyiniz
Erkekleri bilemeyeceğim, ama benim midem kalkıyor
Monday, June 14, 2010
Genç Şairler / Aslı Serin
BU BİZİM ŞARKIMIZ OLMASIN
“Her şey bir kere daha yanlış gibi”
sen burda bekle kapılar da beklesin
bi beş dakika
bi beş dakka daha uyusam bu rüya bitecek
saatler çalmasa bu satıcılar bu zil sussa
her yarığı hayra yorsam her yarımlığı
her yanımı hayra
bu her şeyler gerçekten gerçek
kendimi bildim bileli yani sözüngelişi
bildim mi hiç kendimi bu gelişi gidişi
gitmek dediysem hep odalara
kaç kıymık kaç çentik kaç kaçmaktan yapılmış
o eve kaç basamakla çıkılmış
odalarda kaç gece ne güzel bekledim
çok ayakkabı eskittim çok çanta
bana bunu öğretseydin
“Her şey bir kere daha yanlış gibi”
sen burda bekle kapılar da beklesin
bi beş dakika
bi beş dakka daha uyusam bu rüya bitecek
saatler çalmasa bu satıcılar bu zil sussa
her yarığı hayra yorsam her yarımlığı
her yanımı hayra
bu her şeyler gerçekten gerçek
kendimi bildim bileli yani sözüngelişi
bildim mi hiç kendimi bu gelişi gidişi
gitmek dediysem hep odalara
kaç kıymık kaç çentik kaç kaçmaktan yapılmış
o eve kaç basamakla çıkılmış
odalarda kaç gece ne güzel bekledim
çok ayakkabı eskittim çok çanta
bana bunu öğretseydin
her ölüm bir bayram
Ani ölümlerden sonra ağlarlar ya...
Keşke bilseydim, keşke şunu deseydim, keşke hasta olsa idi ama şurada yatsa idi, hazırlıksız yakalandık
bunları diyenler, hayatlarında hiç ölüm beklememiş olmalı, o yavaş yavaş gidişin, yavaş sönüşün acısını hiç tatmamış olmalılar
Benim kısmetime hep mecburen seyredişler düştü
o yüzden ölümlerin yasını tutamaz oldum
ölümün ilk geliyorum dediği andan, gerçekten gelmesine dek o kadar üzülmüş, ağlamış, defalarca vedelaşmış oluyorum ki, ölüm sonrasına üzülebilecek bir şey kalmıyor.
Ancak sevinç duyuyorum akabinde
Üzüntümü, kendi içerimde yaşamaya, saklamaya o kadar özen gösteriyorum ki, biliyorum arkamdan az hayvan-ruhsuz-vefasız dediklerini
Onların kendilerini yerden yere yatıp, ortalığı ayağa kaldırdıkları anlara inat, benim ancak yastığım bilir olan biteni, beynimin kıvrımlarında belki izler kalıyordur. ama başka bilen, gören yok.
Her ölüm, bir bayram oluyor nihayetinde...
Saturday, June 12, 2010
Subscribe to:
Posts (Atom)



