Thursday, May 6, 2010

Deneysel Yemek ve Türklerin Yemeğe karşı muhafazakar duruşu

Çoktandır yazmak istediğim bir konuydu bu açıkcası.Canım Türkiyem'de insanların yemekle olağanüstü içli dışlı olmaları fakat diğer ülkelerin mutfaklarına karşı takındıkları önyargı hatta deneysel yemeklere karşı inanılmaz derecede uzak kalmaları.
Evet itiraf edelim Türkiye gerçekten şahane mutfakların kombinasyonuyla dünya yemek kültüründe hatırı sayılır yere sahip özel ülke mutfaklarından.
Peki bizler birey olarak kendi mutfağımız dışındaki yemek kültürlerine veya deneysel mutfaklara, yemeklere açık mıyız ?
Şahsım adına evet ama kocaman bir çoğunluk adına hayır.
Damak tadına katkı yapabilecek dolu ot ,yeşilllik, baharat, karışım vs mevcut, farklı pişim teknikleri, daha farklı ithal edilen balık, et çeşnileri mevcut ama..aması şu..

bunları tüketen zaten halihazırda farklı ülkelere yolculuk edip bunları birşekilde tüketmiş, orda yaşamış,bulunmuş kitle..
onları geçiyorum zaten bu konunun öznesi de değiller.
Sushi dediğimde ıy çiğ balık diyen çoğunluk, emantel peyniri dediğimde ıy canım ezine peynirim diyenler..
Ben hepsine tapıyorum ama kastım bu değil.

Evet sessiz kocaman çoğunluk..
Bu kadar muhafazakarlıktan sıkılmadınız mı yahu ?
Giderek kebaplaşan bir memleket için gerçekten can sıkıcı bir durum...
Biraz farklı lezzetler, biraz deneysellik, biraz tadımlık..
Bütün bunlar inanın ultra pahalı şeyler değil..

Güney İtalya Şarapları


Park Hyatt Istanbul - Maçka Palas ve Mania Gurme’nin birlikte düzenledikleri “Şarap Tadım Günleri”nin 3.sü, konuklarını, Güney İtalya şaraplarının keşfedileceği lezzetli bir buluşma ile ağırlıyor olacak.
Antik Yunan kültüründen miras bilgi birikimi ve yerel üzüm çeşitliliğini, volkanik topraklarındaki teruar zenginliği ile birleştirerek eşsiz şaraplar üreten Campania Bölgesi,
Feudi di San Gregorio’nun ünlü şarapları ile keşfedilecek.
Diğer taraftan, kaliteli İtalyan şaraplarının dünyasında özgün üzümleri ile söz sahibi olmayı başaran Sicilya Bölgesi, yenilikçi şaraphanesi
Donnafugata’nın lezzetleri ile tadılacak.
Mania Gurme’nin ülkemizle tanıştırdığı Sicilya ve Campania şaraplarının örneklerini tatmak isteyenler, her ayın ilk çarşambası olduğu gibi yine Park Hyatt Wine Lounge’da buluşacak.
5 Mayıs Çarşamba günü saat 19:00’da başlayacak tadım hakkında ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için (212) 315 1234 veya (212) 373 3771 numaralı telefonlardan Park Hyatt Istanbul – Maçka Palas ile iletişime geçebilirsiniz.
Mania Gurme ile Wine Lounge’ta şarap tadımı, kişi başı (atıştırmalık ikramlar dahil) 45 TL

Wednesday, May 5, 2010

taksiyle.com - Mesafeler arası ücret hesaplayan şahane bir servis

Süper bir servis açılmış, gitmek istediğin yer ve bulunduğun yeri işaretliyorsun, sana kaç liraya taksiye para vermen gerektiğini söylüyor.
İstanbul, Ankara, ,İzmir, Bursa ve Antalya için geçerli..(şimdilik)
Evet Metro,Metrobüs,Otobüs ile de gitmek mümkün, belki toplu taşıma kullanmayacaksın..
Bu servis güzel, belki yabancı dil versiyonunu da yaparlar turist servisi..
Tuttum..

Hıdırellez


Hani hıdırellez ya bugün...
Anneannem rahmetli, kırmızı keselere paralar dikerdi bugün
her birimizin baş harfi işli
Gece üşenmez koyardı gülün altına
Ertesi gün cüzdanlarımızda değişirdi kırmızı keseler
Sanki o para hiç azalmazdı o yapınca

20 sene olmuş öleli dile kolay
18 yaşında idim gittiğinde

Bugün başka özledim, belki dün gördüğüm boneli teyze yüzündendir özlemem



Tuesday, May 4, 2010

Anneler Günü


Hani anneler günü geliyor ya...
Ben bu sene hediye almıyorum
Alıyorum ama almıyorum

Başka bir annenin derdine ucundan bile olsa merhem olmaya çalışacağım
Kime derseniz şu linkleri okuyunuz, doğruluğundan şüphe edeceğiniz bir durum yoktur


şimdi buraya tıklayın bütün hikaye orada yazılı...
keşke sadece hikaye olsa idi denenlerden

Churchill

Önce hatırlayalım kimdi, vikiye bakmaya üşenenler için:

30 Kasım 1874'te, Lord Randolph Churchill’in ve Amerikalı eşi Jennie Jerome'un oğlu olarak dünyaya geldi. 1895'te Kraliyet Harp Okulunu bitirdi ve orduya girdi. Boer Savaşı'nda esir düştü ve kaçarak milli kahraman haline geldi. On ay sonra, Muhafazakar Parti'den milletvekili seçildi.

1904’te Liberal Parti'ye girdi. 1911’de Bahriye Nazırı oldu. Başarılı siyasi kariyeri 1916 Gelibolu yenilgisinden sonra düşüşe geçti. Sadece donanmayla Çanakkale Boğazı'nın geçilebileceği, ardından da rahatça İstanbul’a ulaşılabileceği konusundaki ısrarcı tavrı, Türklerin umulandan çok daha başarılı bir savunma yapması; müttefik ordusunun tarihi yenilgisine yol açtı. Bu başarısızlığın mimarı olarak nitelendirilen Churchill, İngiliz halkı karşında çok zor bir durumda kaldı ve muhaliflerinin de zorlamasıyla görevinden ayrıldı. Ancak 1917’de Cephane Bakanlığı'na ve Harbiye Bakanlığı'na getirildi. 1924'te tekrar Muhafazakar Partiye girdi. Maliye Bakanı oldu (1924-1929).

1939'da bir kez daha Bahriye Nazırlığına ve 1940'ta (N. Chamberlain'ın) yerine başbakanlığa getirildi. II. Dünya Savaşı'nda izlediği savaş politikası veRoosevelt ile kurduğu iyi ilişkiler onu İngiliz tarihinin en önemli devlet adamları arasına soktu. Gene bu dönemde Müttefik Devletlerin Balkanlar'a kaydırmaya çalıştığı strateji konusunda Ruslarla çalıştı. Ancak SSCB'nin burada hakim duruma geçmesinden de çekiniyordu. Bu yüzden savaşın başından itibaren stratejik önemi büyük olan Türkiye'yi savaşa sokmaya çalıştı. Kahire ve Adana'da Türk yöneticileriyle bu konuda yaptığı görüşmelerde, Türkiye'nin istediği askeri yardımı vermeye de yanaşmadı. Savaş sonrası Avrupa ülkelerinin birleşmesini sağlayan NATO, Avrupa Konseyi gibi kurumların oluşması için büyük çaba gösterdi. 1951 seçimlerinde tekrar iktidara geldi. 1955'te görevlerini A.Eden'e bırakarak siyasetten çekildi.

Son yıllarını daha çok yazarak ve resim yaparak geçirdi. 1953 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı. 1963’te Amerikan Devleti, kendisi koşturduğunuz ne onursal vatandaşlık verdi. 1965 yılında, 91 yaşında inmeden öldü ve Blenheim Palace'a gömüldü.

Hitler benzetmesine karşılık Churchill he mi? Nerelerden benzettin diye soran yok mu?

Toprakta kemikleri bile kalmamış, üzerinde at koşturduğunuz meclis yaşasın diye kendini paralamış insanları ne kadar kolay eleştirmek...

Şansızlığımız, gerçek liderlerin sizlere yolu açması, savaşmadınız özgürlük için, demokrasi için, hak için. bu yüzden bu kadar kolay konuşmak hepinize.


Es geçtiğimiz bu akdar şehit niçin sizlerin döneminde yine hortluyor? İrticaya savaş açtı diye yargılanan insanların gerçeğini yaşıyoruz bugün. bu mu demokrasi? savaş var evet, ama iyi için değil...


Hakkı Devrim ne güzel demiş bugün yazısının sonunda:

İnsan olarak Hitler’in en büyük, onu insanlığın başına bela eden en tehlikeli zaafı, kendini, gerçekte olduğundan daha büyük, daha anlamlı ve daha etkili sanmasıydı. Bence söz konusu sahnenin bizim burada yaşayan kahramanları, Hitler’i, bıyığı açısından değil de bütün insanlığın felaketine sebep olan bu çok tehlikeli zaafı açısından ele alsalar, isabet etmiş olurlardı.
İkilinin bu bıyıklı tartışmasını İsmet Paşa işitseydi, ne derdi acaba diye sormuyorum. Zira o, bu türden olanlara diyeceğini yıllar önce söylemiştir:
– Hayri canım sen de! diye...


Hayatımın 63 dakikalık kısa özeti- Late Night Tales by AIR

Bir süredir Azuli Records'un Late Night Tales serisini dinliyorum.Bir sürü farklı kombinasyon içinden şu anki ruh halime ve yaşantıma tıpatıp benzeyen ses ikizimi seviverdim.
Sevivermek yeni keşfettiğim hatta şu anda yazdığım bir kelime..Türeten varsa benden başka bilmiyorum.
Bu kendimce muhteşem bulduğum albümün seçkilerine gelince aşağıya parça parça yazıyorum.
Şarkıların sıralaması, giren parça, çıkan parça anlatılacak gibi değil..Olağanüstü..
2 tane Fransız'dan hiç bu kadarını beklemiyordum açıkcası şaşkınım...

  1. "All Cats are Grey" - The Cure
  2. "Planet Caravan" - Black Sabbath
  3. "O' Venezia Venaga Venusia" - Nino Rota
  4. "I Shall Be Released" - The Band
  5. "Camille" - Georges Delerue
  6. "Ghosts" - Japan
  7. "The Old Man's Back Again" - Scott Walker
  8. "Come Wander With Me" - Jeff Alexander
  9. "Metal Heart" - Cat Power
  10. "Lovin' You" - Minnie Riperton
  11. "For the World" - Tan Dun
  12. "Le long de la rivière tendre" - Sébastien Tellier 
  13. "My Autumn's Done Come" - Lee Hazlewood
  14. "P.L.A." - Robert Wyatt
  15. "Let's Get Lost" - Elliott Smith
  16. "Cousin Jane" - The Troggs
  17. "Musica" - Air/Alessandro Baricco
  18. "Pavane pour une infante défunte" - composed by Maurice Ravel, performed by The Cleveland Symphony Orchestra
Hele kapanış şarkısı olan ölü prenses için pavane (eski ortaçağ halk dansı) nasıl da durumumu özetliyor anlatamam..
Gecenin 1'nde elimde bir duble black label ile sessizlik içinde herşeyin tadını çıkartıyorum.Muhtemelen biraz daha birşeyler içip öyle yatağa kıvrılıveririm.
Kendimle konuşmamaya çalışıyorum, haliyle daha önce yazdığım gibi kendimle konuşmaktan gayet baymış vaziyetteyim.


Late Night Tales by AIR

Monday, May 3, 2010

SinemaTV MAYIS-HAZİRAN Filmleri

SinemaTV ekranları Mayıs ve Haziran aylarında da  keyifli ve bol ödüllü filmlerle devam ediyor.
Evet tuttum ben bu kanalı niye ? çünkü rakibi ile gitgide fark açıyor.

Kelebek

Baharın habercisi olduğu gibi başına sevgi eklenincesi de mevcuttur.
Kel eder, ebekler gibi yapar, ama birde şu var..Fazla kel olmamak lazım.
Ehehehe
Teslim olmayalım hemen.

Tabletlerle zayıflayabilir miyim ?

Kendi sitemdeki web ilanlarına bakıyorum da meğer ortalık zayıflama tabletlerinden geçilmiyormuş da haberimiz yokmuş.
Yahu millet hakikaten şaşırmış, envayi çeşitte zayıflama tableti çıkarmışlar yuh.
Hepsi de standart tarife ama 60-160-250 civari TL'lik paralarla tablet çakıyorlar.
O diil bunlardan medet uman kadınlara, adamlara acıyorum.
Madem midenden artırıcak paran var git sağlıklı olmak için spor yap..
Ben bu halimde bunu keşfederken insanların hakikaten zayıflamak için bu kadar üçkağıda bel bağlamalarına şaşıyorum ama üzülesimde yok.
Alo sana diyorum sana..tabletle zor be..

Eheheheh

evet, evet
işte bu
buyrun seyreyleyin


video

Sergi - Fatih Mika


İstanbul İtalyan Kültür Merkezi’nin katkılarıyla, Galeri Daire 1’in işbirliğiyle hazırlanan, tanınmış sanatçı Fatih Mika’nın gravür sergisi İstanbul’da izlenebilecek. Serginin açılışı 11 Mayıs 2010 Salı günü saat 17.30’da gerçekleşecektir.

Fatih Mika, 1956 yılında İstanbul’da doğdu. Daha sonra İ.Ü.Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ndeki eğitimini yarıda bırakarak Yugoslavya’ya gitti, Sarayevo Güzel Sanatlar Akademisi Grafik (Gravür) Bölümü’nden mezun oldu. İhtisasını da aynı Akademi’de Dževad Hozo Atölyesi’nde tamamladı. Elliden fazla kişisel sergi açan Fatih Mika uluslararası birçok karma sergide yer aldı. 1989 yılından beri Roma’da yaşayan Fatih Mika, Roma Güzel Sanatlar Akademisi’nde Doçent olarak Gravür Teknikleri dersleri vermektedir.

Bilgisayar grafiğinin Kimera’sı yerine, geleneksel ve deneysel gravür teknikleri içinde keşfe çıkmayı tercih eden Fatih Mika’nın; balıkları, çiçekleri, kuşları renk çeşitliliği ile gravür yaprakları üzerinde üç boyutluluk kazanırlar.

Fatih Mika’nın gravürlerine, çocuksu bir saflığın anısını bir kez daha izlemenin yalın zevki ile geleneksel Türk gölge tiyatrosunun, kahramanları geri gelirler. Göğe erme nostaljisini öneren sema halinde ki dervişler de bu saflığı simgeler.

Fatih Mika’nın sanatında, raslantıya yer yoktur, onun yerine alçakgönüllülük ve güvenle tamamlanmış bekleme ve araştırma vardır. Fatih Mika ve gravür birbirinden ayrılmaz iki kavram, eş anlamlı iki kelime, bir madalyonun iki yüzü gibidir. Sanatçı, ruhu, bedeni, bitmek bilmeyen enerjisi, titizliği ve alçakgönüllülüğü ile gravür tekniklerini ve kullandığı aletleri sınır tanımıyormuş gibi gravüre dönüştürür.

Fatih Mika’nın sergisi 11 Mayıs -11 Haziran 2010 tarihleri arasında, Pazar günü hariç her gün 10.00-19.00 saatlerinde Nişantaşı Galeri Daire 1’de gezilebilir.

Galeri Galeri Daire 1

VALİKONAĞI CADDESİ MARMARA APT. NO:16 D:1 NİŞANTAŞI / İSTANBUL

TEL: 0212-291-42-91 / 0212-291-44-42

E-MAİL: galeridaire1@hotmail.com

Türküm, doğruyum (!), çalışkanım (!)

işte burada, burada
yatsı olmuş işte :)

-mış gibi gençleri, -mış gibi insanları ile...
vay be

Para için




http://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/14600783.asp?gid=222

Cin olmadan adam çarpmaya çalışmayacaksın...
Karşındaki senelerin kurdu
Yer mi kolay numaraları?



ALL VE DERİMOD İŞBİRLİĞİ



Derimod indiriminden faydalanmak için;
*ALL, Dergisi adresinden facebook grubumuza üye olacaksınız.
*Mayıs sayısında bulunan toplam 12 Derimod markalı ayakkabının sayfalarını belirleyip, ALL Editör'e mesajla sayfa numaralarını ve alışveriş yapmak istediğiniz Derimod mağazasını bildireceksiniz.
*Size... mesajla bir rezervasyon numarası gelecek. Bu numarayla mağazaya gitmeniz yeterli olcaktır.

%30 Türkcell indirimi, üzerine bir de bu
ohh mis

http://www.facebook.com/?tid=1408508807738&sk=messages#!/group.php?gid=5155614587

BİLGİNİZ OLSUN...

Bu kadınlara dikkat etmek lazım : Hamarat Divalar



Baştan savma kitaplarında yok sanırım
Profesyonel doğmuş olduklarından şüpheleniyorum
Yazılar, atölyeler, çekimler derken büyük alkışları hak ediyorlar
Martha mı dediniz?
Bu kadınlar, bu azimle fazlası olabilirler
Zevkle sessiz sessiz seyrediyorum

Sinir olduklarım - Version bilmem kaç



Arkadaşım,
Resme iyice bak
Doğru takılış şekli budur

Tersi şekilde taktığında, o rulodan yaprak kolay kopmaz
ben deli olurum
görmeyeyim evlerinizde, acımam yakarım hepinizi

Ha bir de, öyle tek yaprak yeter filan anlamam arkadaşım
selpak'çıyım ben
başkasını tanımam, gayrı markaların topu benim için zımpara kağıdı

Derdim Başka


Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...

üstadı anasım geldi bu sabah

Rejim Rejim 2


İnsanız, arada ipin ucunu kaçırabiliriz
Ya da sinir krizi çok şeyi mahvedebilir
Ya da pms vurur
Ya da hafta sonu kocaların/çocukların canı bir şeyler çeker
Ya da arkadaşlarla partileme vardır

Yaptınız mı yapacağınızı?
Bir öğün ile sınırlı tutmaya çalışın.
Tüm gün süren etkinlik mi idi?

Ertesi gün sizi şöyle alalım:
Her saatte bir veya 2 saatte bir aşağıdaki tarifi içeceğiz
Çok içimiz bulanırsa az kepekli grisini de yenebilir

1 küçük beyaz lahana
1 büyük baş soğan
3 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı sıvı yağ
1-2 acı sivri biber
yarım tatlı kaşığı zencefil (taze ise süper olur)
yarım tatlı kaşığı zerdeçal
yarım tatlı kaşığı kimyon
5-6 sap maydonoz
2 litre su

kaynatıyoruz ve blendırdan geçiriyoruz. Hem detoks yapıyoruz, hem de günahın bedelini ödüyoruz

bu kadar...