Thursday, May 10, 2012

Samimiyet Kazası

Gün gelir geçirirsin..

Medeniyet dediğin


Wednesday, May 9, 2012

yorumsuz


salak

babasının, hayatta en sevdiği adamın, doğum gününü unutup program yapmaya kalkan salak benim
başkasını aramayın

Tek

Teklik...
Tek başına iken hoş
Tek eş ile hoş

Yanına eklendikçe kelimeler, yerini sevimsiz anlamlara terk ediyor
dil sürçmesi ile örtülmeye çalışan, bilinçaltı sürçmesi ise baştan beri neden hayır dediğimizin kanıtlarından biri

Tek millet, tek bayrak, tek din...
Ne hakla?
İnancım ile devletimin alakası ne?

Freni patlamış şekilde, kafasındaki resim için yakıp yıkmaya devam eden bir buldozer...
Kurulduğundan beri var olan mozaiği hunharca katleden bir sanat düşmanı...
Ve hala uykuda bir millet...

Caffé?



9-17 yaş arasını senede 8 ay, her tenefüs şu koku ile geçiren birinin espresso sevmemesi mümkün değil
çoğu okulda çocuklar saate bakardı ders bitimini görmek için, bizse zil çalmadan yaklaşık 1 dakika önce bilirdik, koku her yeri kaplardı

Tuesday, May 8, 2012

Forever

Young


Ready or not here i come / Ayvalik

Hayatta ne istersen o'sun aslında..Hepsi bu..
Özgürlük mü ? sanırım...

Çocuk


Gel de

Gel de julius'u sevme
sabah şirinim benim

ay

cumartesiden beri bir başka doğuyor
gönül isterdi ki o doğuşu ayvalıkta seyredeyim, masada olayım, içiyor olayım
ve o sarhoş etsin
akşam 10 gibi eve gidip, oturma odasına girdim
tam koltuğa uzanıyordum ki gözümün içine girdi o kızıllık
seyrederken uyuya kalmışım

Monday, May 7, 2012

Eşekler de güler

sorun şu ki düşünemezler
ama düşünür taklitleri fena değildir

bunu da gördüm

İlkogretimde ogrencilere sut dagitiminda sutten etkilenen laktoz hassasiyeti olan cocuklarin arkasinda bir dram var! Sut icmeyen /icecek imkani olmadiklari. Bu imkani saglayan Basbakanim ve onun ekibine tesekkur borcluyuz.

Şarapsever Yogası

video

....

çocukken pazar kahvaltıları sucuklu yumurta demekti
sonra poğaça oldu
sonra araya sandviçler girdi
sonra hiç yapılmaz oldu
zaman geçti, yine sucuklu yumurtalar geldi ama bu sefer sucuk ayrı, yumurta ayrı yapıldı
sonra omlet geldi
zaman geçti sadece peynir-domates-salatalık oldu, çay katıldı
bir ara simitler nutellalar oldu
dışarıya gidildi, ne varsa o yendi, kahveler içildi
zeytinler eklendi bir dönem, kahve filtre oldu
sonra biberli yumurta modası çıktı
yine domates salatalık peynire dönüldü

kahvaltıda bile istikrarı olmayan bir bünye olduğumu kabul etmenin zamanı geldi galiba
ya da açıyı değiştirip tekdüzeliğin sevilmediği söylenir
yeni tatlara açık olmak denir
öğrenme hevesi denir
yaratıcılık denir
denir allah denir

optical illusion

vesile ile tüm yanılsamalara gitsin

Kıyıköy

Durdurulamaz gezilerimizden biri ile daha kaşınızdayız
çelebi gibi şefaat yerine seyahat dilemişiz gibi, vuruyoruz gidiyoruz yollarda
seyahatin kötüsü olmaz, kısası uzunu olur kapsamında günübirlik gezdik bu sefer
Elixir beyin, süper park becerisinin yanında, engin rota bilgisi sayesinde hem boş hem de pek hoş yollardan gidiyoruz.
Bu sefer ki hele öylesine güzeldi ki, çoğu noktada öenem kapalı, hayran hayran etrafı seyredebildim sadece.
Kendimiz çekmemek ile beraber, komşi bloglardan aparttığım fotolarla size fikir vereyim:

bir de aralara serpişen gelincikler vardı ki, nasıl piç nasıl sevimli idiler anlatamam.
Efenim, tabii ki şehirli çocuğu gibi, temden basıp Saray oradan da Kıyıköy yapmadık,
şu manzaralar varken kim ne yapsın, temi, hızı
girmediğimize pişman olduğumuz yollar da oldu
mesela çilingoz
bir daha ki sefere artık
yemek faciamızdan sonra, bir yola saptık ki, tüm yol evet güzeldi ama o 2 gidiş 2 dönüşten 4 kmlik yol başka idi
bildiğiniz jungle
kuşlar seranatta
radyoyu kapatıp, onları dinleyip, yeşil tonlarını seyrediyorsunuz sadece
ve hayır neresi olduğunu söylemeyeceğim, bir daha gittiğimde orayı sağlam bulmak istiyorum zira

yolun dedikoduları arasında, tam zamanında tuvalet ihtiyacımız şiddetle baş göstermeseydi, kazaya kurban gitme ihtimalimiz var. tam anlamı ile verilmiş sadakamız varmış.
Aynı yoldan geriye döneceğimiz hayal ederken, bu kaza sonrası Çerkezköy üzerinden ev yoluna döndük.  Arada mudo outletten bir banyo paspası bulunması almam gereken bir hediyeyi kısa yoldan hallettirdi.
Sonra dağıldık evlere.
Tabii dönüş saati itibarı ile beni feci trafiklere sürükleyen yolun tek güzelliği muhteşem bir ay doğuşunu izlemek oldu.  aşağı yukarı şu oldu manzara cumartesi gecesi:
yukarıda gördüğünüz arkadaş florida'da doğuş ama, maksat gözünüzde canlandırabilin sahneyi.
eh bunu görüp azıcık içmemek olmazdı...
sonrası tatlı bir uyku yatakta döne döne

The Avengers

cuma akşamı elixir beyciğimin katkıları ile gittik filme trump tower'da
burada mı seyretsek
lan acep istinye park 12 mi yapsak derken, paşa paşa yerimize oturup seyrettik
iyi mi yaptık? evey beybi, pek iyi yaptık
arasız seyretmenin getirdiği küçük bir çiş krizi yaşamış olsak bile, keyfimiz kaçmadı
en iri kahraman hulk olduğuna göre en sevilen karakter sorusuna vereceğim cevap belli, lakin hulk'ı gerçekten pek şirin göstermişler
Spoilera girmesin deyu, sadece taş devri bambam diyeyim
filmi seyrettiğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız, acıdır hala aklıma sahne geldikçe gülüyorum, geçen 48 saat bir şey değiştirmedi :)

gidiniz efenim, pişman olmayacaksınız

sezon açıldı

dün yüzdüm ben
nihayet
tek başıma
biraz üşüyerek
ama buruşana dek sudan çıkmayarak

bir arkadaşımın evine el koydum dün, kendisi bir yere gidiyormuş bir geceliğine, kediler mediler hık mık derken atladım ben, bakarım ben, sen dert etme :)
önce güneşlenmekle başladım
yanımda ne mayo ne bir şey
geçtim bahçenin kıyısına
sütyen/külotta bikini olur yoklukta
döne döne yanarken, acaba dedim, olur mu ki dedim, bir ayağımı soksam ya dedim, bir baktım içindeyim
geçen hafta şile'de içim gitmişti
deniz değil evet, ama su nihayetinde, mavisi de var
önce bir iç titremesi
yüzmeye devam ettikçe, geçti
1 saate yakın yüzmüşüm
yorulmasına yorulmadım ama üşütmekten korkmadım değil
biraz kuruyayım derken de tatlı bir uyku bastırdı
hiç direnmedim
bıraktım kendimi
bir kaç haftanın uykusuzluğuna inat, nasıl güzel geldi
ohhhhh be yahu...
bu haftada ayvalıkta gözüm kararır mı bilinmez
ama mayosuz yola çıkmam arkadaş
private beach olmayacağına göre etrafta, herşeyi atıp girilmez
ama ne yalan söyleyeyim özlemişim çıplak yüzmeyi
özgürlüklerin en güzeli

Kıyıköy / Deniz Feneri Restaurant

Tek cümle yeter aslında anlatmaya
Gitmeyin kardeşim
Gidilecek yer değil
Manzara şahane, ortam temiz
ben peynirim yer içerim, başka da bir şey aramam diyorsanız gidiniz tabii ki
ben hazır alınmış mezelerle mutlu olurum, superfresh veya muadili kalamar beni bozmaz diyorsanız yine gidiniz
salata yerine önüme çöpte koysalar yerim diyorsanız yine gidiniz
ha ama bakın taze ekmek var ve ekmek güzel
nadirdir tatilimsilerde huysuzlandığım, aman boşver demediğim
burası evlat acısı gibi çöktü yüreğime