Bir gün,bir ay,bir yıl, yada ne vakitte olursa olsun,toplandık,toplaştık, geldik, gittik, yazdık,yazdırdık,baktık, yedik,yedik,yedik,şiştik,kocaman olduk, düşündük,geldik,yazdık,gittik,geldik,gittik...
Tuesday, July 10, 2012
uyku kaçınca
kıvranma sadece
oysa uyuyup sabah sinir savaşına hazır olamam lazım
uyuyamadığım her dakika bir başka yerim kabarıyor
kaşıntı öldürecek
aksam yemeğine eşlik eden rakı, rahatlatacağına iyice uykumu açtı
Saturday, July 7, 2012
Poyrazkoy
Eski deniz ve scrabble mekanim
Devir ve celik olarak degistik tabii
Bugun elixir beyin programi iptal olunca, kendisi aksamki performansimdan sonra buyuk bir cesaret gostererek benimle yola cikmaya sicak bakti.
Dun aksam en nefret ettigim kadin tipiydim. her sey kusurlu, her kelime yanlis, her cumle zinhar sakincali.
Neyse, hiyarliginin farkinda insan seklimle kendisini almadan kuruyemis ve buyuk boy redbulunu hazirlayip, olabilecegim kadar seker halimle kapisina dayandim. dustuk yola. sakinan goze cop batar misali, normalde sabah gelmesi gerekrn regl sancisi denize girmeden 20 dakika once vurdu, kisacik bie krizle kendisine caktirmamaya calisarak dogum yapma calismam basarisizlikla sonuclaninca bir tuvalete acil inis yaptigimizi anlatacak kadar da rezil bir insanim.
Akabinde hos bir koya geldik, tas dolu, hasemali teyzelerden, kopkop genclere kadar genis yelpaze, lakin herkes kendi havasinda oldugundan goz zevki haric sorun yoktu. bir guzel attik kendimizi suya, taslarla aramdaki kucuk probleme ragmen, sifir ariza yaparak attim kendimi suya. OMG! Bildiginiz hama suyu, acildikca deniz oldu. Hayal gibi yarim saat sonrasi, karaya cikis, kuruyus. Ardindan guzel yemek, guzel yol, en muhimi trafiksiz yol. Kavaciktan peynir bal pastirma ikmali ile evlere dagildik.
Ben kendime kiraz ve kavin stoguda ekledim, dolapta sogumadalar.
Simdi istemeye, istemeye dusa girip deniz tuzundan arinma vakti. Gozler zor acik, sanirim uyanis sabaha. Dunun tum karmasasindan sonra nihayet her hucremde huzur. Bir kac fotograf size guzel gunden, bende yarin obur gun hatirlayip mutlu olayim diye.
Cumartesi
Gayet eglenceli gecmesi gereken bir aksam kabusa donusunce, kurdugum tum kuleler domino taslari misali yikilmaya ramak kala durumda iken insanin icinde huzur muzur kalmiyor.
İstiklal caddesinin kalabaligi ise bu durumda beni delirmenin ucuna getiriyormus. ogrendim.
İnsan o halde yemekten de zevk almiyormus. normalde gulunup gecilecek bir saka, kabus etkisi yaratip bitirebilirmis insani.
Ruyalar bir kac dakika surup sizi yorarken, dusunin tam 4 saatlik bir kabusu. sonunda bos cikti korkular.
Bacaklarimi kiviramayacak kadar kasilmisim, cok uzun surdu acilmalari, cok zorlamak gerekti, cok sabir gerekti. 3-4 saatlik uyku ile ise gitmek gerek simdi.
Ama kafam rahat, vucudum rahat,kalkarim ben bugunun altindan
Thursday, July 5, 2012
kızaklı teyp ve direksiyon kilidi
olmadık şeyler pat diye bir yerlere götürüyor sizi
telefonda kısacık bir konuşma aklıma babamı getiriyor
benim daha minnak olduğum günleri
araba vw, kaplumbağa
direksiyon kilidi var
bir de kızaklı teybi
babam her akşam eve geldiğinde önce teybi kucağını alıp, sonra dilini hafifçe yandan dışarı çıkararak o direksiyon kilidini takardı
bir dönem camdan o sahneleri görmek olağandı, alışılandı, güvendi
ritüellerim kalmadı şimdilerde çeşitli sebeplerden
ama o konuşmada fark ettim ki, zorlandığım bir şey yaparken bende çıkarıyorum dilimi hafiften dışarı
üstümde ondan parça yaşıyor
o yüzden belki annemin babama kızdığında, beni de düşman bellemesi :)
yollara çıkmadan önce, kasetlerini ayarlayan adamdı benim babam.
Radyoların çoğalması, tembellik mi, zamansızlık mı bilmem, bende hep eksik o müzikler
belki de mırıldanmayı bıraktığımdan
yemek
Wednesday, July 4, 2012
Dolunay
Kendisini dün gece 22:00'de bindiğim Karaköy- Kadıköy vapurunda böyle görüntüledim...
ELİN PARMAKLARI
Evet değiller ama, uyum içerisinde tüm ihtiyaçları giderirler
birinin görevini eksik yapması, geçici olarak kullanım dışı olması vs performansta düşüklüğü yol açar
Sanırım mutabığız bu noktada
iş anlaşmalarında, iş yerlerinde de aynı sebeple ilmek ilmek ördüğümüz düzenlemeler var
Şimdi be mankafa, ben üzerime düşenleri yapıyorsam, üzerime düşmeyenleri de yapıyorsam, bir zahmet azıcık kafanı bir kullan
De ki, ulan benim bankama gelecek evrak için benim kadını aramam, ondan sormam salaklık olur
zira olduğu yerde su an telefonla bile konuşamazken, benim bankamı araması mümkün olmaz
Hadi oldu diyelim, benim bankam, şirketimden bağımsız birine bilgi vermez
bilgi vermesi esas problem olur
Malın yükleme anı geldiğinde, benim akreditif metnim nerde ki diye bana sorarsan, sana pek kıymetli popomla gülmeme bozulma
Bu senin işi ciddiye almamandır ancak
Bu senin hadi neyse...
Saydırmakta ayrı israf
Şu sayılı günler geçse, işimin başına geçsem, bitse bu azap
sabır sınırlarım genişledi, daha bir dayanıklı oldum
peygamber çatlatan sabrım artık aşılması imkansız rekorlara gitti
her şey bir lokma daha iyi bir gelecek için
perfect morning
sonra o şahane arkadaş kahvaltı ısmarlamalı :)
sonra deniz, çiçek, kahve, sigara
hayat böyle olunca pek güzel yahu
Tuesday, July 3, 2012
Kabul etmeli
Gunumun 2 saatini bana verilen yanlis adresleri dolasarak gecirmem cok normal.
Zaten ben sofor olacaktim, tesadufler beni tekstile soktu.
Ciyakkkkkkkkkk
Monday, July 2, 2012
Pazar günü ve Cilingoz, Kiyikoy gezisi
Pazar günü tam da krep şölenine başlamadan gelen bir program değişikliği telefonu ile daha önceden gitmeyi kafama koyduğum Çilingoz'a doğru yola koyulduk.Standart rotam Kemerburgaz/Göktürk istikametinden devam edip Kırklareli/Saray yoluna kadar giden bu şirin ötesi şahane yoldan gitmek.
Yolun göktürk sonrasında takribi 15 km kadar asfaltlama ve genişletme çalışmaları devam ediyor (halt var sanki)
Kendinizi hemencecik şehir dışına atmış oluyorsunuz..Çok da hızlı olmayan bir tempo'da Saray'a 35 km kala sağdaki Çilingoz levhasından 17 km gideceğiz diye içeri girdik, yoldakilerin uyarısını da kulak arkası ettik.
Yol fena...
Ne kadar fena olabilirdi ki ? hakikaten fena az kalır berbat ötesi..Bu noktada biraz kastırıyorsunuz..
Cilingoz dediğimiz yer aslında gümüşdere/kilyos tarzında bir yer şehre çok uzak olduğu için sakindir sanıyorsunuz hiç de öyle değil bildiğiniz dumur olduk..Mahşer gibi kalabalık, bir o kadar sığ ve avamlıkta sınır tanınmıyor.
Denize girilecek gibi değil, yemekler yenecek gibi değil, daha vahimi bir daha geriye bakmadan kaçasınız geliyor.
Gelelim resimlere, bu arada buraya bir sonbahar bir de anca ilkbahar'da o da altımda arazi taşıtı olursa gelirim..
Girişi ise ali kıran baş kesen tayfası devletten nasıl olduğunu bilmediğim şekilde kiralamış ve girişe 8.5 lira para kesiyorlar.
Cilingoz girşi,çıkışı ve atıştırmalıklarıyla bize yaklaşık 3 saat kaybettirdi, olsun..En azından boyumuzun ölçüsünü alıp ordan kıyıköy'e hareket ettik.. Kıyıköy'deki önceki tecrübelerim bana Kıyıköy Deniz Feneri Restaurant'tan uzak durmamı söylüyordu, oraya da uğradık veeee iflas ettiğini öğrenip huzura erdim.
Ordan 250 metre uzakta Yakamoz adında bildiğin barakadan bozma bir restoran'da yemek yedik.
Biralar Tuborg Gold, 1 çoban salata, 1 Kalamar ve 1'er porsiyon Kalkan'la doyduk..Bol sohbet edip 2 saat geçirdik, gergin Cilingoz'u arkamızda bıraktık.
Gelelim macera'nın son perdesine 19'da Kiyikoy'den ayrilip 22:30 civarinda Taksim'de olmak işin en acıklı kısmı.. Bildiğin 1.5 saatlik yol trafik, fuzuli kazalar ve italya-ispanya final maçı sayesinde kabusa döndü..
Sunday, July 1, 2012
rahatlamak için
evim kalmayalı beri pek ilişkimizde kalmamıştı
dün bir el atınca, hadi dedim
aslında demedim
ev sahibi, akşam maçı seyrederken 2 kadeh içelim yine deyince, buzdolabını karıştırmaya başladım
az cecil peyniri, kurumaya yakın pastırma, haşlanmış tavuk göğsü, kavun
pastırma ve peynir dün geceki poğaçamsılardan oldular
aklıma ilk fırında limon maydanoz domates hopp aluminyum folya geldi ise de, maydanoz eksikliği uzaklaştırdı beni fikirden
kavun kesildi soğuyor
haşlanmış tavuk göğsü ise, süpriz çıkan cevizle çerkez tavuğuna döndü
dünden kalan haydari de var. eh yeter akşam için. bir beyaz peyniri kesmek kaldı
yaş ilerledikçe vucut su içmek dışında da nemlendiricileri mutlak ister olmuş. sürünce fark ettim zavallı derimin çaresizliğini.
Döndüm, Alyoşa'yı okudum tekrar. Bu boşlukta kendime sevmeyi hatırlatmak gerektiğini fark ettim. Hedefe kitlenirken yaşam sevincini kaybetmemeyi.
akşam maç var, italya tutuluyor. Yarın gelecek müşterilerle geyik konusu olacak, şampiyon olmalı ki hepsinin keyfi yerinde olsun. Erken uyumalı, 6 gibi kalkıp yola çıkmalı ki köprü kaosundan kaçabilmeli.
Temmuz son haftaya kadar ya sabır... sonrası risk, ama altından kalkarım, biliyorum.
Saturday, June 30, 2012
çıkmak lazım bu haleti ruhiyeden
hatta dün akşam başladı yatak maceram
pijamalarım ve yatakta hazır yemek (cola, kadayıf dolması, dürüm çiğ köfte)
sonra , yeter artık dedim. Önce bir arkadaşın evine geçtim, havuzdan yararlanmak hain planı ile.
Orada mutfak bir çağırdı beni
bloglara bakınıyordum ne yapsam diye
yine buradaki maharetli hanım çekti beni
tarifin orjinali burada: http://sutumesarellemekarisma.blogspot.com/2012/06/taze-baharat-kattm-pogaca-hamuru-yaptm.html
benim elimde taze otlar yoktu
açtım dolabı: biraz salame milanese, biraz siyah zeytin, az beyaz peynir, biraz çörekotu
2 bardak un fazla gelecekti, 1e düşürdüm, düz sirke yoktu evde balsamike hallendim, az zeytinyağı, az tereyağ
hepsini attım robota
kulakları çınlasın kedili mutfakların bızzzzztttttttt
sonra minik toplar
hop 160 derece ısınmış fırına, 20 dakika... kokular 10. dakika da yayılmaya başlıyor
dangerous!!!
Madness
çok gergin, çok ince ip, kuyrukları değmemesi gereken çok tilki
bir kaç hafta daha sürecek mücadele
aksam yatağa nerede ise girer girmez uyuyakalış
sabah derinden gelen vızıltı ile bir iki güne regl olacağını anlama
yanı sıra çılgınlık halinde tatlı ve karbonhidrat isteği
saçlar ve vucut leş gibi
pmsin tüm belirtileri mevcut
diğer yandan olaylar sebebi ile adrenalin çok yüksek
bir taraf yeter artık relax, serotonin lazım diyor
diğer taraf başka telden çalıyor
bir yandan pms etkisi ile vucut deli gibi seks istiyor
diğer taraf olmaz şimdi daha önemli işler var diyor
aklımda hamur işleri
ama ben yatakta çakılı
kaşıntı bugun az, arada alerji sahibi oldum
ilaçlar günde iki idare ederken, son bir kaç günde 3 hap bana mısın demiyor
çantamda bir poşet ilaç
sigara artık sanırım ciğerlerimi bitirdi, ama kesecek güç yok
bazı cevapları vermeyi erteliyorum, zira bu sinirle yakar geçerim, oysa kendi bildikleri kadarı ile sahip olabilecekleri açıda insanlar haklı. ama hikaye çok büyük, sinirle hadi leynnnnn diye uçan tekmelere girişmektense sessizlik iyidir, varsın haklı görsünler şu an kendilerini.
duşa girmek lazım, hareket etmek lazım, yemek lazım
ama şu an hiç biri için hal yok
biri alsa beni atsa denize, belki gelirim kendime
kim bilir?
ben güçsüzlük kaynaklı tembelliğime devam edeyim
Friday, June 29, 2012
Thursday, June 28, 2012
Bazen..... Jon Brion - Here we go
That there's someone for you
Strange as you are
Who can cope
With the things that you do
Without trying too hard
'Cause you can bend the truth
Till it's suiting you
These things that you're wrapping all
around you
Never know what they will amount to
If you're life is just going on without you
It's the end of the things you know
Here we go
You've gotta know
That there's more to this world
Than what you have seen
'Cause we all
Have a limited view
Of what it can be
As we move along
With our blinders on
Each one of us feels a little stranded
And you can't explain or understand it
Each one of us is on a different planet
Amidst all the to and fro
Someone can say hello
Here we go
Feeling that someone really gets you
Well it's something that noone should
object to
It could happen today so I suggest you
Skip your habbit of laying low
It's the end of the things you know
Here we go
Someone can say hello
You old so and so
Here we go

























